Kök İnanç Nedir??

Çocukluk çağlarında,  ailemizden aldığımız olumsuz kalıpların kimliğimizi oluşturarak hayatımızdaki davranışların  ve  buna bağlı tekrar eden olayların ana kaynağıdır  ya da insanların mutluluğunu, doğru karar almasını, yaşam dengesini bulmasını engelleyen olumsuz miraslarıdır da diyebiliriz.

Kök  inançlar 0-7 yaş civarı oluşmaya başlar bu yaşlarda olmasının sebebi henüz bilincimizin oluşmamasıdır. Bilincimiz oluşana kadar ise aileden  birilerini modelleyerek büyürüz. Olumsuz kodlar modellemeyle birlikte bireyin ilerde yaşayacağı hayata etki etmek üzere artık bireyin kişiliği olmuştur. Kök  inançların hayata bu kadar etki ettiğini  henüz bilemeyenler yaşamış oldukları hayatın kendilerine tayin edilen ‘Kader’ kapsamında olduğuna bile inanabilirler. Oysaki yaşanılan kısır döngünün nedeni bilinçaltımızdaki kayıtlı olan kök inançlarımızda saklı.

Kök inançlar başka nasıl oluşur? Arkadaşlar vasıtası ile , öğretmen, deneyim, çevre ve eğitim ile de oluşur. 

Kök inançların fark edilmesi, değişimi ve dönüşümü  ile beraber bireylerin  hayat akışında belirgin rahatlama gözlemlenir. Bulunan kök inancın tutulum sağladığı konu her ne ise birey bu inançtan özgürleştiği için aynı konu bir daha  tekrar etmemek üzere kapanır. Bilgisayar programının yazılımında değişim yapmazsanız nasıl kodlandıysa öyle çalışırsa kök inançlarımızda aynı şekilde çalışır. Bu kayıtlar temizlenip yerine doğru inançlar yerleştirildiğinde bireyin zihinsel, ruhsal, bedensel ve duygusal olarak rahatlamaya ulaşarak daha mutlu ,sağlıklı , başarılı ve güçlü olması kaçınılmazdır. Düşünün ki elinizde bir balta var (kök inanç terapisi)  sık ağaçlı (ağaçlar bilinçaltı kodları , kök  inançlarınız) bir ormandasınız (orman ise bilinçaltınız) bir ağacı kestiniz ve diğer ağacın üzerine yıkılarak diğer ağacıda kökünden kırdı. Aynen bu örnekte olduğu gibi bazen sadece tek bir kök inancın değişimi hayatımızın birden fazla alanında da iyileşme yapabilir.

Onaylanmaya, sevilmeye ve kabul edilme ihtiyacı ile hareket eden küçük bir kız çocuğunu ele alırsak; ablasının ondan daha çok korunduğunu, sevildiğini, kabul edildiğini zannederek yetişirse, ablasını taklit ederek davranırsa kabul edileceğine daha çok sevileceğine inanmış olur. Çocukta ‘kendim olursam sevilmem, olduğum gibi kabul edilmem’ inançları oluşmaya başlamıştır. Bunlarla beraber ‘yetersizlik ve değersizlik ‘ inançları da çoktan bilinçaltında yeşermeye başlamıştır. Döngüyü güçlendirecek buna benzer aile veya  okul hayatında da yaşayacağı olumsuzluklarla bir ömür boyunca  farkında olmadığı kök inançların doğrultusunda  davranışlarını  sergiler. Hayatına sürekli kendi değersizliğini veya yetersizliğini ispat edecek insanları bilmeden seçer ve/veya çeker.

Yine bir çocuğun, küçükken annesine söylemek istediği bir sözü veya her hangi bir malzeme ile yapmış olduğu icat sandığı bir şeyi annesine göstermek isterken annesi tarafından dinlenmemiş   olması  o çocukta kocaman bir değersizlik kodu ile  beraber reddedilme kodu da çocuğun bilinçaltına kayıt edilmiştir. Çocuk o saatten sonra ben değersizim, benim yaptığım her şey önemsiz ve değersiz  ben  reddedilen bir insanım diye frekans yayınlamaya başlar. Yine kişi yaşı büyüdüğünde belki bir ilişki için teklifte bulunacak ama içten içe kendini değersiz hissettiği için ve reddedilme korkusu olduğu için adım atıp  ilişki kuramaz.

Son olarak bilinçaltı temizliği ile kök inançları sistemli bir şekilde değiştirilmesi ve dönüşümü kalıcı olarak yapıldığından  kişi daha mutlu, daha  huzurlu ve daha dingin hale geldiğini deneyimler. Artık nedenlerini bildiği kısır döngüden çıkmış ve ferahlamıştır.

Hayatımızda inançlarımız değişmez ise yaşadığımız gerçekler değişmez.

Sevgilerimle…

Özlem YAŞAR

Yaşam Koçu

Bir cevap yazın

Eposta adresiniz yayımlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir

Yazı yorumu